OMURGA ENFEKSİYONLARI

OMURGA OSTEOMİYELİTİ
Omurga osteomyeliti, klinik olarak çok sık görülmeyen ve tanının
kolay konamadığı bir hastalıktır. Hastaların öyküsünde uzun süre dahiliye
kliniklerinde tanı amacıyla yattıkları saptanabilir. Tanı
yöntemlerinin gelişmesive hastalığın laboratuvar verilerinin tanınması,
hafif klinik olgularında tesbit edilmesini sağlamıştır. Bu nedenle, geçmiş
yıllara oranla daha fazla sayıda görülmektedir. Hastaların çoğu erkektir.
Her yaşta rastlanabilir. Hastalık genellikle omurga korpusuna yerleşir.
Çok farklı organizmalar tarafından oluşturulabilir. Septisemiyi, pelvik ve
özellikle :üriner sistemen feksiyonlarını takiben.ortaya ‘çıkabilir.
lntervertebral.diskhernisi ameliyatlannıtakiben veyaüriner sisteme ait
bircerrahigirişimdenkısa bir süresonragörülebilir. Olayın verlebral kanal
içine doğru yayılması klinik tabloyu agırlaştırabilir ve ölüme sebep
olabilir.
Hastalık çoğu kez genel bir enfeksiyon tablosu gibi başlar.Ateş çok
yüksek degildir.  Halsizlik, iştahsızlık, zayıflama süratle gelişir.
İstirahatle ağrılar hafifler. Erken tanı genellikle münikün olmadı için
uygun sağaltımda yapılamaz. Sedimentasyon hızı genellikle 100mm
saat civarındadır.Lökosit sayısı normaldır. Uygun olmayan antibiyotik
sağaltımı, klinik tabloyu maskeliyebilir.Genellikle malign bir hastalıkla
veya tüberkülozla karıştırılır.
Hastalar ağrının yerini tam olarak tarif edemezler. Fakat bu fizik
muayeneyle saptanabilir. Kalçada hafif fleksiyon kontraktürü ve lumber
adalelerde spazm görülebilir. Erken tanıda kemik sintigrafisi önemlidir.

Genel kategorisine gönderildi | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

BEL AĞRISININ NEDENLERİ

1-DOĞUŞTAN NEDENLER

A.Sakralizasyon

B.Lumbalizasyon

C.Spina bifida

2-TÜMÖRLER

A.Kemik kökenli selim tümörler:Osteoit osteoma,Osteoblastoma,Anevrizmal kemik kisti,Hemanjiomlar.

B.Kemik kökenli primer malign tümörler:Multiple Myeloma,Osteosarkoma.

C.Kemik kökenli sekonder malign tümörler:Akçiğer,meme,prostat,böbrek,tyroid tümörlerinin metastasları.

D.Sinir kökenli tümörler:Hemanjiom,fibroblastom,menenjiom,ependimom.

3-TRAVMALAR

A.Akut bel incinmeleri

B.Kronik bel inçinmeleri

C.Faset sendromu

D.Spondylolisis,spondylolisthesis

4-OSTEOPOROZ VE DİĞER METABOLİK NEDENLER

5-ROMATİZMAL NEDENLER

A.Romatoit artrit

B.Ankilozan spondilit

6-DEJENERATİF NEDENLER

A.Spondylosis

B.Osteoartritis

C.Vertebral stenoz

D.Dejeneratif bel fıtıkları

7-ENFEKSİYONLAR

A.Omurğa tüberkülozu

B.Akut bakteriyel enfeksiyonlar

8-DOLAŞIM BOZUKLUKLARI

A.Abdominal aort anevrizması

B.Abdominal aortanın tıkanması

9-MEKANİK NEDENLER

A.Kötü postür

B.Hyperlordosis

C.Zayıf adale tonusu

10-AKUT BEL FITIKLARI

11-HİSTERİK NEDENLER

12-SOSYAL NEDENLER

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

BEL AĞRISI

Bel ağrısı baş ağrısından sonra en sık görülen ağrıdır.Yaşayan bireylerin  % 70  i hayatlarının herhangi bir döneminde bel ağrısıyla karşılaşmaktadır.Yine yaşayan bireylerin % 20 si ise devamlı bel ağrısından yakınmaktadır.Bel ağrısı bireylerin sağlığı kadar,bireylerin ve ülkelerin ekonomileri acısından da oldukça önemlidir.Çünkü bel ağrısının tedavisinde  hastaların zaman zaman yatak istirahatine ihtiyaçları vardır.Buda önemli bir işgücü kaybına neden olmaktadır.En iyisi bel ağrısına yakalanmamaktır.Bel ağrısının birçok sebebi olmakla birlikte  en sık görülen sebebi bel fıtığıdır.Konuyu anlamak için bel ağrısına neden olan hastalıklardan en sık görülenleri sırayla inceleyelim Sakralizasyon :D oğuştan bir bel ağrısı nedenidir.En alt bel omurunun kuyruk sokumu (sakuum) kemigi özelligi kazanmasıdır.Diğer bir deyimle bir veya iki tarafındaki çıkıntıların kuyruk sokumu veya legen kemiğiyle eklem yapmasıdır.Zamanla bu bölgede gelişen artroz (kireçlenme) veya bu patolojinin bir üstteki intervertebral diski bozması bel agrısına neden olabilir.Bel omurlarının hareketlerinin bir korse ile bir süre engelenmesi ve lokal enjeksiyonlar,istirahatler ,ağri kesici ilaçlar tedavide kullanılabilir.

Lumbalizasyon:Sakrum kemiğinin üst parçasının bel kemiği karekteri kazanmasıdır.Pelvisi etkiliyen yük kolu uzadığı için belin en alt kısmındaki intervertebral disk bozulur ve buda bel ağrısına sebep olur.Tedavi egzersiz proğramıyla başarılır.

Kemik kökenli tümörler:İyi veya kötü huylu olabilir.İyi huylu tümörler içinde osteoid osteomalar,osteoblastomalar,anevrizmal kemik kistleri cerrahi olarak tedavi edilirler.Sonuçları iyidir.Hemanjiomlar ise  genelikle rastlatısal olarak tesbit edilirler.Nadiren tedaviye ihtiyaç gösterirler.Kötü huylu tümörlerde bel ağrısına neden olabilir.Bunların ağrısı süreklidir,istirahatle azalmazlar.Ağrı kesiçilere yanıtları azdır.Tedavide Kemoterapi ve radyoterapi ön plandadır.Baçaklarda felç görülmesi durumunda cerrahi tedavi yapılabilir.

Sinir kökenli tümöler:Bunlar nörolojik semptomlara sebep olduğu için cerrahi olarak tedavi edilirler.Sonuçlar çoğu kez oldukça iyidir.

Bel inçinmeleri:Ağır bir yükün dikkatsizce kaldırılmesı,alışkın olmayan kişilerin aşırı egzersiz yapması sık rastlanan sebeplerdir.Orta yaşı gcçmiş kişilerde daha sık görülmektedir.Ağrı kesici ilaçlar,yatak istirahati tedavi için yeterlidir.

Travmaya bağlı omurğa kırıkları:Kırığın tipine,hastada nörolojik bulğu olup ,olmamasına göre cerrahi veya cerrahi olmayan yöntemlerle tedavi edilirler.Bir trafik kazası veya travmadan sonra omurğasında ağrı olan kişiler dikkatli bir şekilde hastaneye götürülmeli ve radyolojik olarak incelenmelidir.Hastanın dikkatsiz ve yetkisiz kişilerce taşınması tehlikelidir.Felce neden olunabillir.

Spondylolysis veya spondylolisthesis:Genellikle alt bel bölgesindeki omurların üstlerindeki omurğa kolonuyla birlite altlarındaki omur üzerinde öne doğru kaymasına spondylolisthesis denir.Buna sebep olan omurğa lezyonuna (pars inter artikülariste defekt) spondylolisis denir.Genellikle 10 yaşından sonra  görülürler.Başka nednlerlede olabillir.Hafif semptomlu, kayması az olanlar egzersizle,kayması fazla olan ve ilerleyenler ,ağrıları geçmeyenler,nörolojik bulğuları olanlar ameliyatla tedavi edilirler.

Osteoporoz : Halk arasında kemik erimesi olarak bilinir.Nedenleri çeşitlidir.En sık görülen tipi yaşlılığa bağlı olandır.Bu tip kadınlarda erkeklerden daha ağır seyreder.Bazen çökme kırıklarına neden olabilir.Boyda kısalma,sırtta yuvarlaklaşma,bel ve sırt agrısı ve kırıklara neden olabilir.Egzersiz,proteinden ,minerallerden , D ve C vitaminden zengin diyete ilave olarak ilaçlarla tedavi edilir.Yaşlanmaya bağlı osteoporoz bir hastalık değil,doğal bir süreçtir.Kaçınılmaz olarak,yaşlanan her kişide görülür.

Romatizmal hastalıklar:Özellikle ankilozan spondilit ve romatoit artrit bel ağrısına sebep olabilir.Ankilozan spondilit ;kalça,legen kemiği,omurğa ve gögüs kafesi eklemlerininin sertleşmesi,sırtta kamburluk ve bel ağrısıyla karekterize bir hastalıktır.İlaçla hastalık  kontrol altına alınmaya çalışilır.Sertleşmiş kalçalar ve oluşan kamburluk ameliyatla tedavi edilir.

Spondylosis,spondyartroz:Belde kireçlenme olarak bilinir.İntervertebral disklerin bozulması,ön ve arka oynakların kireçlenmesi ,vertebral kanalın daralması ve sinirlerin baskı altında kalması temel patolojidir.Hastalar bel ağrısı,nörolojik bulğular ve yürüme zorluğundan yakınırlar.Hafif şekilleri ilaç ve fizik tedaviyle,ağır şekilleri cerrahi olarak tedavi edilir.

Bel fıtığı:Bel ağrısının en sık görülen nedenidir.Bel ve baçaklarda ağrı ,alt ekstremitelerde nörolojik bulğulara sebep olabilir.Bel adalelerinde sertlik,öne ve yana doğru çarpılma görülebilir.Akut bir travmayla olabildiği gibi,tekrarlayan hafif travmalarlada olabillir.Hastaların % 98 yatak istirahati,fizik tedavi,egzersiz ve ilaçlarla tedavi edilir.Geçmeyen şidetli bel ağrısı,nörolojik bulğuların ortaya çıkması,Yaşamın en verimli döneminde sık sık tekrarlaması cerrahi tedavi için nedenler arasındadır.Hastalar ameliyatla tedaviyi takip eden günlerde süratle günlük yaşamlarına yönlendirilir.

Omurğa enfeksiyonları:En sık görülen tipi omurğa tüberkolozudur.Sinsi başlar,belde ağrı,terleme,halsizlik,ateş yükselmesi ,iştahsizlik başlangıç bulğularıdır.Başlangıç döneminde ilaçlarla tedavi edilir.Tedavide geçikme kamburluğa ve felçe neden olabilir. Bu hastalar ameliyatla tedavi edilebilir.

Postür bozuklukları:Bel ağrısının önemli sebeplerinden biridir.Mekanik olarak bel ağrısına neden olmaktadır.Bir çoğu gelişim sırasında başlar.Bu nedenle çoçukların duruş bozuklukları üzerinde önemle durulmalıdır.Erken dönemde yapılan egzersiz proğramı tedavide yardımcıdır.

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

SKOLYOZ

Skolyoz omurganın frontal, sagital ve axial düzlemdeki çarpıklığıdır. Bir hastalık değil,birçok hastalıkta ortaya ortaya çıkan bir semptomdur, bir deformitedir. Skolyoz kelimesi Yunanca “çarpık” anlamına gelen bir kelimeden türetilmiştir. Omurğanın en yaygın  deformitesidir.Sagaltım yöntemlerindeki büyük gelişmelere karşın,skolyoz hala büyük bir ortopedik problemdir. Ortopedinin sembolü olan,düzeltilmeye aday genç fidan muhtemelen skolyoz düşünülerek tasarlanmıştır. Skolyoz,insanın ilk kez iki ayağı üstünde durmaya başladığı düşünülen tarihten beri mevcuttur. Bu nedenle eskiden beri,nedeni ve tedavisi merak edilmiş ve araştırılmıştır. Bugün egriligi tama yakın düzelten yöntemler geliştirilmesine karşın ,nedeni konusunda kesin bir sonuça ulaşılamamıştır.Skolyozun bir kısmı omurgada yapısal değişikliklere neden olmayan postural ve tek taraflı  baçak kısalığına bağlı dengeleyiçi  skolyozlardır.Diğer bir kısmı ise ağrıya bağlı olan tiptir. Omurgada yapısal değişikliklere sebep olan skolyozlar idiopatik (sebebi bilinmeyen), doğuştan  omurğa anomalisine bağlı olanlar,neuromuskuler (adale ve sinir sistemii) nedenli olanlar,neurofibromatik olanlar,mezenjimal doku hastalıklarına ve travmaya bağlı olanlardır.  Bunların içinde idiopatik olanlar bütün skolyozların  % 80 nini oluştururlar.Nedeni henüs bilinmemekle birlikte genetik etkilenme mevcuttur.Görülme yaşına göre üç gruba ayrılır.Bunlar infantil,jüvenil ve adolesandır.İnfandil idipatik skolyoz kuzey avrupa ve İngiltere de sık görülür. Etiyolojisinde cevresel faktörlerin olduğu düşünülmetedir.Ülkemizde ender görülmektedir.İlk üç yaş içinde görülen bu eğrilikler genellikle doğumda mevçuttur.Bu eğriliklerin %85 herhangi bir tedaviye gerek olmadan kendiliğinden düzelirler.Düzelmeyen eğrilikler ise ilerleyerek,sağaltım için büyük problemler çıkarırlar.Eğrilikler daha çok solda ve thorasik bölgede görülür.Erkek  çoçuklarda daha sıktır.        Mehta açısıyla ilerleme olup olmayacagı tahmin edilebilir   . Jüvenil idiopatik skolyozlar;3-10 yaşları arasında görülür.Erkek ve kız çoçuklarında görülme sıklığı eşittir.Genellikle sağda ve thorasik bölgede görülürler.Sağaltımları  problemlidir.Egriliğin konservatif yöntemlerle kontrolü zordur.En iyi yöntem cerrahi olarak eğriliğin uzatılabilen rotlarla tedavi edilmesidir.10 yaşından sonra cerrahi olarak  kalıcı enstrumantasyon , korreksiyon  ve posterior füzyon yapılarak tedavi tamamlanır. Adolesan idiopatik skolyoz:10 yaşından sonra görülürler.%85 kız çoçuklarında ,% 85 sağ tarafta ve %85 i  thorakal bölgededir.Bu tür skolyozların hangisinin ilerleleyeçeği,hangisinin ilerlemiyeçeğini tahmin etmek zordur ve ileri deneyim gerektirir.Genetik özellliği olduğu düşünülmektedir.Farklı eğrilik kalıpları göstermektedir.Bu eğriliklerin 40 dereceden küçük olanları gözlenir .Yalnız lomber bölgede olanları ayakkabı yükseltmeleriyle kontrol edilmeye çalışilır.40 derecenin üzerindeki eğrilikler cerrahi olarak tedavi edilir.Tedavi genellikle eğriliğin  tama yakın düzeltilmesi ile sonuçlanır.Hastalar bir kaç günde yürütülür,iki veya üç hafta içinde okullarına devamı sağlanır.Ameliyat sonrası dönemde bir korse kullanılması gerekmez.  Hastaların boyları ameliyat sırasında  3-6 cm  uzayabilir. Doğuştan omurğa anomalilerine bağlı skolyozlar: Bu skolyozlarda omurlarda şekil veya bölünme kusurları  veya her ikisi birlikte bulunabilir. Bazılarının kontrolü zordur ve ağır deformitelere neden olabilirler. Erken yaşta tedaviye başlanması çok önemlidir ve iyi sonuç alınmasına sebep olabilir.Çoğu kez cerrahi tedavi tek secenektir.Bazan kusurlu omurun çıkarılması,bazen omurların tek  taraflı büyümesinin durdurulması tedavide kullanılabilir.   Nöromuskuler (kas sinir kökenli) skolyozlar: Genelikle C şeklindeki eğrilerdir.Serebral palsy e bağlı olanlar sert,diğerleri fleksibildir.10 yaşından sonra ameliyatla düzeltilebilinir. Nörofbromatozise baglı skolyozlar: Bu eğrilikler genellikle kısa,keskin ve sert eğriliklerdir. Kifoskolyoz şeklinde deformitelere sebep olabilir. Nörolojik bulğular rastlanabilir. Cilte kafeole lekeler görülür. Bu egrilikler tedaviden  önce iyi incelenmelidir.

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

SPONDYLOLİSTHESİS

Bir vertebranın herhangi  bir nedenle üzerindeki vertebral kolonla birikte altındaki vertebra platosu  üzerinden öne doğru kaymasına spondylolisthesis denir. Çeşitli tipleri vardır. Bunlar :İstmik, konjenital, dejeneratif, travmatik, patolojiktir. Gerçek anlamda spondylolisthesis istmik tiptir. Bizim çalışmamıza göre kadınlarda erkeklerden üç kat daha fazladır. Şimdiye kadar bildirilen en küçük hasta 4 yaşındadır.10 yaşından aşadıda çok nadir görülür. Toplumda % 5 oranında görülmektedir. Hemen, hemen tümü alt lomber bölgede tesbit edilir. İstmik spondylolisthesisteki temel patoloji,pars interartikülaristeki bir defekttir. Bu defektin 5 yaşından küçük çoçuklarda görülmemesi,bütün yaşamı boyunça yatalak kalmış kişilerde rastlanılmaması,insanın dışındaki hayvanlarda tesbit edilememesi, patolojinin ayakta duruş postürüyle ilişkili olduğunu düşündürmektedir. Diğer bir deyimle patoloji,yalnız ayakta duran insanlara özgüdür ve diger hayvanlarda   görülmez. Yaşlılarda klinik  tablo ağır seyretmesine karşın,çoçuklarda yakınmalar çok siliktir. Bu nedenle çoçuklar gelişim çagında çok dikkatli gözlenmeli ve en ufak bir bulgu değerlendirilmelidir. Genelikle hafif bel ağrısıyla birlikte lomber lordozda artma tek yakınma olabilir. Çok ileri derecedeki kaymalarda bile nörolojik bulguya rastlanmayabilinir. En tipik bulgu,hamstrink adelelerinin spazmına baglı,öne eğilmedeki kısıtlılıktır.Buna karşın erişkinlerde ;bel ve baçak agrısı,lomber lordozda artma,baçaklarda uyuşukluk,öne eğilmede kısıtlılık,bel omurlarında basamak belirtisi,bazende baçaklarda kuvvet azlığı bulunabilir.Kesin tanı radyolojik olarak konur. Lomber bölgenin  oblik grafilerinde pars interartikülaris defekti,yan grafilerde ise öne doğru kayma tesbit edilir. Hastanın yakınmaları azsa,kayma yok veya hafifse ;hastaya agrı kesici ilaçlar verilir,zayıflama ve egzersiz  programına alınır. Bu tedaviye karşın,agrısı geçmeyen veya artarak devam eden,baçaklarında uyuşukluk ve kuvvet azlıgı olan,kayması ilerleyen hastalar ameliyatla tedavi edilir.

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

SCHEUERMANN KİFOZU (ADOLESAN DORSAL KİFOSİS)

Bir genclik kifozu olan Scheuermann hastalığı, ergenlik dönemi sırasında ortaya çıkan, omurganın ön-arka düzlemdeki yuvarlak bir kamburluğudur. Deformite genellikle serttir ve yapısal özellikler göstermektedir. Radyolojik incelemelerde genellikle dorso lomber veya alt dorsal omurların bir veya bir kaçının ön yüksekliklerinin azaldığı ve uç plaklarının düzensizleştiği görülebilir. Schmorl nodülleri ve disk aralıklarının ön tarafta daralması radyolojik bulgulara eklenebilir. Sonunda sırtta yuvarlak bir kamburluk meydana gelir.Deformite genellikle ebebeynler ve hekimler tarafından ihmal edildiginden geçikmiş olarak yakalanır. Hastalık adolesan dönemde görülür. Nedeni tam olarak bilinmemektedir. Hastalar sırt agrısı ve kötü görünümden yakınırlar. Hastalığın hafif şekilleri egzersiz programlarıyla gözlenir.Orta derecedeki egriliklerde tedaviye korse eklenir.Agır ve sert egrilikler cerrahi olarak tam olarak düzeltilebilir.Hastalar çok kısa bir zamanda günlük yaşantılarına dönebilir.

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

KİFOZ

Kifoz omurganın ön arka düzlemde,açıklıgı öne bakan eğriliğidir.Normalde torakal ve sakral bölgede fizyolojik kifozlar mevçuttur.Bunların artması veya diğer bölgelerde kifoz oluşması patolojik kamburlugun doğmasına neden olur.Kifoz çeşitli nedenlerle meydana gelebilir.Farklı şekil ve derecelerde olabilir.Bazıları yuvarlak,bazıları keskin açılıdır.Bir kısmı hiç semptom vermediği halde,bir kısmı paraplejiye ve kardiyopulmoner yetmezliğe neden olabilir.Omurgada gelişen bir kifotik deformite,beraberinde lordozunda gelişmesine neden olaçaktır.Bu olay çoğu kez deformitenin gerçek miktarının saptanmasını engellemektedir.Dorsal bölgede bulunan fizyolojik kifozun derecesini saptamak için birçok araştırma yapılmıştır.Genellikle kabul edilen bu eğriliğin 20 ile 40 derece arasında olduğudur.40 dereceden fazla eğrilikler patolojik kabul edilmeli ve uyğun sağaltıma başlanmalıdır.Kifotik deformitelerin en uygun sınıflaması Hall ve Winter tarafından yapılanıdır.Bu sınıflama etiyolojik kökenlidir ve hemen hemen tüm kifotik deformite nedenlerini içermektedir.En sık görülen kifoz nedenleri şunlardır:kötü postür,Scheuermann hastalığı,doğuştan omurga anomalileri,omurga travmaları,omurga tüberkülozu,ankilozan spondilit,osteoporoz,iskelet displazileri ve omurga tümörleri.

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

POSTÜR VE POSTÜR BOZUKLUKLARI

Lokomotor sistemle uğraşanlar birçok patolojik durumun nedenini,postür bozukluguna bağlarlar. İyi bir postür,enerji,sağlık,mükemmel ve dengeli ibir vücudun işaretidir.O halde iyi bir postür nedir?. Başı dik,göğsü ilerde,omuzları geride ve karnı çekik vaziyette tutan bir duruştur.Bu estetik bir görünüşten ziyade vücut kısımlarının birbiriyle ilişkilerini ayarlayan,organ ve ekstremitelerin en kolay şekilde fonksiyonlarını yerine getirmesini sağlayan bir duruştur. Yeryüzünde var olan herşeyi etkileyen yerçekimi insanıda etkilemektedir.Fakat insan kendi agırlık merkezini yerçekimi doğrultusuna getiren postürüyle,yerçekiminin etkisini azaltmıış ve ekstremite fonksiyonlarının kordinasyonunu başarmıştır. Normal insan postürünü etkileyen iki önemli bölge omurga ve pelvistir. Omurganın ikisi öne,ikisi arkaya bakan dört eğriliği vardır. Normalde yerçekimi ekseni omurgayı servikodorsal,dorsolomber ve lumbosaral birleşme noktalarında keser.Omurganın altından gecen transfer düzlemi ise pelvis teşkil .eder.Pelvis ayakta duruşta yaklaşık 50 derecelik bir öne inklunasyon gösterir.Sonuç olarak pelvik inklunasyondaki ve omurga egriliklerindeki değişiklikler birbirini etkiliyerek iyi veya kötü postürü oluştururlar.İnsanın erekt postüre geçişi uzun filogenetik devirlerden sonra olmuştur.Darvin’ e göre insanın fizik güçsüzlüğü,önce onun ellerini daha iyi kullanmsına daha sonra ayağa kalkmasına ve konuşmaya başlamasına sebep oldu.Bunun dogal bir sonucu olarak beyin fonksiyonları gelişti ve akıl yürütmeyi ögrendi.İnsanın ayaga kalkması önemli avantajlar kazandırmasına karşın bel agrısı ve omurga deformiteleri gibi sorunlarıda beraberinde getirdi. Gerçektende inçelediğimizde omurga deformitelerinin ve bel agrısı nedenlerinin çok önemli bir kısmının insanaı özgü oldugunu ve hayvanlarda ortaya çıkmadığını görürüz.İnsan bütün canlılar içinde dik olarak duran tek canlıdır.Doğumdan hemen sonra omurga düzdür.Çocuk düz olarak sırt üstü yatar.10 yaşın sonunda çocukta omurga bütün yaşamı boyunca kalması gereken karakteristik normal duruşunu kazanmıış olur.Sonradan kazanılmış olan bu postür, kişiden kişiye farklılıklar gösterir.Postür yerçekiminin etkisini azaltmak ve vücudu dengede tutmak için ortaya çıkmıştır.Postür vücudun tüm pozisyonlarını ve hareketlerini kapsar.Sadece yatmak,oturmak ve ayakta durmak gibi statik pozisyonları değil,daha önemli olan hareketler arasındaki dinamik pozisyonlarıda içerir. Postür bireyin konfor,mekanik verimlilik ve fizyolojik fonksiyonlarını başarmayla doğrudan ilişkilidir.

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın